Hakan KAYA – 09 EKİM 2009 Tarihli www.gundem16.com Köşe Yazısı


Türkiye – Ermenistan ilişkileri ve Zürih protokolü

58_2Son zamanlarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölgesinde aktif rol kazanma çabaları ile başrol oyuncusu olma gayreti her vatandaş gibi bizi de memnun etmektedir… Öyle ki Davos’un meşhur moderatörü Washington Post yazarı David Ignatius, ABD yönetimini devralacak olan Barack Obama’nın, Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun “domino teorisini dikkatle incelemesini istemişti.Ignatius, 21 Aralık 2008 tarihli yazısında, “Suriye ile İsrail arasındaki arabuluculuk gibi hassas diplomatik girişimleri” yönettiğini vurguladığı o zamanların Başbakan Erdoğan’ın Başdanışmanı ve şimdiki Dışişleri Bakanımız Prof. Dr. Davutoğlu’nun, Ortadoğu’yla ilgili domino teorisi konusunda Obama yönetimine uyarılarda bulunmuştu.Bununla ilgili asırlarca bölge coğrafyasında yaşayan diğer uluslar ve küresel güçlerin ilk önce önemsemediğini fakat şu aralar dikkatlice takibe aldıklarını da söylemekte fayda görüyorum.

Ama tüm bunlar zemini kaygan ve en ufak yanlışın telafisinin mümkün olmadığı hassas meselelerdir. Bununla alakalı Devlet politikamız belirlenirken, devlet-millet-ulusal dış politika üçgeni esas alınarak en az 50 ila 100 yıllık periyotta her senesi ve hamlesi iyi incelenmiş etüt edilmiş bir süreç olarak gelişmelidir. Çünkü bu devletin köklerinden gelen sorumluluğu büyüktür hiçbir zamanda bu sorumluluktan kaçmamalıdır. Aksi takdirde tarihsel sorumluluğunu unuttuğunda yok oluş bataklıklarında çırpınmaya mahrum kalacaktır.
Başlangıçta takınılacak tavırlar çok önemli olup geçmiş hatalardan dersler çıkarılmalıdır. Kuzey Irak’ ta sözde Kürt Federe Devleti ile olan ilişkiler, Talabani-Barzani-A.B.D. üçgeni, Suriye – İran ilişkileri ile birlikte son günlerin gündemini teşkil eden Ermenistan ile diyalog süreci…
Devletimizin bölgede bu girişimlere kalkışması gayet doğaldır. Zaten bu hareketler bulunduğu jeostratejik konumu gereği kaçınılmazdır.
logo
Şimdi gündemde Ermenistan ile ilişkiler ve bunun sonucunda İsviçre Zürih Protokolü var. Diyalog ve sınır kapılarının açılması derken İsviçre de anlaşma imzalanmasına kadar gelindi. Değerli okurlar bu anlaşmadır. Altını çizerek söylüyorum anlaşma öyle diyaloga miyaloga benzemez .Devlet sözüdür ve her dönem geçerliliği vardır. Acaba çok mu hızlı hareket ediyoruz onu zaman gösterecek.Bizim şu an için gördüğümüz Ermenistan’ın gerek içte gerek dışta Ermeni Diaspora’sının lobisinin tepkisinden çekinerek kendi ülke politikalarından taviz vermediği en azından temkinli hareket ettiğidir.Devletimiz içinse bu anlaşma dan önce tüm yurttaşlarımızda fikir ve gönül birlikteliğini sağlayamadığıdır.Aynı durum yukarıda bahsettiğim gibi Ermenistan içinde geçerli. Ne yazık ki konsensüs her iki ülkede ki vatandaşlarda da sağlanamadı.

Konu Türkiye tarafından incelendiğinde biraz karışık belki alacağımız yok ama ödenecek borcumuzda yok o tehcir ve sözde soykırım iddialarını kabul etmemiz ile kendi kendimize ihanet edip intihar etmiş oluruz. Türkiye Cumhuriyeti, Ermenistan ile 2 Aralık 1920’de sınırını çizmiştir. Fakat Ermeniler, kendi anayasalarının on üçüncü maddesiyle yayılmacı politikalarını devlet politikası olduğunu açıkça göstermektedirler. Ermeni anayasasının söz konusu maddesinde Ermeni Cumhuriyeti armasında “Ararat” dedikleri Ağrı dağına sahip çıktıkları görülmektedir. Ağrı dağını Ermeniler’in ve Ermeni yandaşlarının Ermenistan sınırı içinde görmek istediklerini sağır sultan bile anlar.

Gelelim yıllardan beri kanayan yaramız olan terörün kaynağı PKK örgütünün içindeki Ermeni Lobisi ve desteği. Bu destek şu an itibari ile de devam etmektedir. Gerçi bu konuyu iyi analiz edenler bölgenin karışması için PKK – Ermeni ittifakının arkasında hangi güç olduğunu bulabilirler ama yine de bu Ermenistan için hafifletici sebep olamaz.
Birde Azerbaycan ile durumu var… Kişiler geçici kurumlar kalıcıdır. İktidarlar gelir gider ama Türkiye-Azerbaycan arsındaki bağ hiçbir zaman kopmaz neden kopmaz çünkü iki devlette hem aynı dine mensup olup hem de aynı millettir.Kısaca iki devlet tek millettir.Azerbaycan’ın Karabağ Davası bizim davamızdır.Hocalı Katliamı bizim Anadolu’da herhangi bir köye,kasabaya yapılan düşman katliamından farkı yoktur.Azerbaycan’ın acısı bizim acımız sevinci bizim sevincimizdir.

logo
Ermenistan ile tabi ki diyalog sürecine girilir. Bu diyalog sonucu mutabakatta sağlanır. Fakat yukarıda belirttiğim nedenlerden Ermenistan’dan alacağı olan Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Diyalog olur sonunda antlaşmada olur ancak antlaşma metninde Ararat (Ağrı Dağı) ve Doğu Anadolu toprakları ile ilgili yaptığı yanlışlardan,sözde soykırım iddialarından ,Karabağ işgalinden,PKK ya verdiği destekten vazgeçtiğini açık bir şekilde ifade edip hatalarını tekrarlamayacağı ile ilgili taahhütte bulunduğunda hem diyaloga girilir,hem sınırlar açılır hem de anlaşma imzalanabilir.Peki siz değerli okurlar, Ermenistan Devletinin Diaspora’dan vazgeçip tarihsel yanlışlarından geri dönebileceği ile ilgili ihtimal var mı ?
Bence YOK…

Hakan KAYA
İnşaat Mühendisi

Yazıya ait link :
http://www.gundem16.com/yazar_detay.php?kimlik=58

www.gundem16.com

www.hakankaya.wordpress.com

11/10/2009 tarihinde gündem16.com, HAKAN KAYA içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: