30\12\2009 Tarihli Hakan Kaya’nın www.gundem16.com Köşe Yazısı


Devletin Milleti mi ? Milletin Devleti mi ?

Bugünlerde Ankara da mevsim normallerinin dışında soğuk rüzgarların estiği herkesce malum.Tabi ki rüzgar Ankara dan eserse tüm yurdu etkisi altınada alır.Ülke gündeminin birinci sırasına oturan hadise Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ikamet ettiği Ankara Çukurambarda Özel Harp dairesinde görevli yüksek rütbeli iki subayımızda evinin krokisinin bulunması ile patlak veren karma karışık bir skandal ile başladı. Hala neyin ne olduğu belli değil…
Gelinen son nokta içler acısı devletin savcısı ve polisi yine devletin kışlasında Genelkurmay ‘a bağlı Özel Harekat Komutanlığı içindeki Seferberlik Tetkik Kurulu’nda günlerce süren aramalar.Bir vatandaş olarak en çok üzüldüğümüz konu ise tüm bu kurumların Edirne’den Hakkari’ye Kars’tan Antalya’ya kadar tüm sınırlarımızda milletinin can ve mal güvenliğini sağlamak ile görevli bu işten maaş alan görevi sadece ülke güvenliği ve suçlularla mücadele olan bu kurumlarımızın ister ordu ister emniyet hiç farketmez karşı karşıya gelmesidir.Bu olay ne yazık ki bizleri dışarıdan takip eden milletin birlik beraberliğini bozmayı hedef edinmiş ülkemiz üzerinde kirli emelleri olan dış ve iç mihrakları sevindirdiği gibi milletimizi derin bir teessürle birlikte aynı zamanda güvensizlik bunalımına sokmuştur.
Değerli okuyucular aşağıdaki sorulara cevaplamayı sizlere bırakarak yazımıza devam edelim.
Soru 1 – İsmi 3 kere değişen Özel Harp dairesi 1959 yılında hangi amaçla hangi ülkenin yardımı yada direktifi ile neden kuruldu?
Soru 2 – Son zamanlarda artan bu dinleme faaliyetlerinde dinlemeyi yapan kurum yada kuruluşlar devletin savcılarından izin aldı mı?
Soru 3 – 1 Mayıs Taksim Olayları,Uğur Mumcu,Eşref Bitlis cinayetleri,eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a ve Muhsin Yazıcıoğlu’na suikast girişimi gibi milleti üzen kaos yaratan hadiselerin istihbaratı neden alınamadı, bu olaylar neden engellenemedi ve görevini kimler yapmadı?
Soru 4 – 28 Şubat sürecinde ki meşhur Aczmendi Şeyhi Müslüm Gündüz,Fadime Şahin,sahte hoca Ali Kalkancı,Emire Ersoy şimdi neredeler ve ne durumdalar bu figüranlar ile 28 Şubat darbesine kimler zemin hazırladı?
Soru 5 – Geçtiğimiz sene bütün gündemi teşkil eden devlet içindeki çetelere yönelik operasyona Milletimiz ile özdeşleşen destanlarımızdan Ergenekon adını kimler hangi maksatla neden bu adı verdi?
Soru 6 – Neden 2 yüksek rütbeli subay Başbakan Yardımcısı’nın evin gösteren kroki ile günün bir saati o mekanda nasıl yakalanır,Genelkurmay’ın açıklamasınca ordu içerisinden bilgi sızdıran bir askeri takip amaçla görevlendirlimesine rağmen o asker nasıl bi asker ki takip eden neden binbaşı rütbesinde yüksek rütbeli subaylar görevli?
Soru 7 – Ankara Çukurambar da meydana gelen hadise ordu içerisinde ordumuza sabotaj mı? yada hiç akla getirmek ve inanmak istemediğim ordumuzda varolabilecek derin yapılanmanın mesajı mı,böyle bir operasyonda emniyet mi başarılı yoksa iki yüksek rütbeli subay kendini yakalatacak ve de operasyon esnasında elindeki kağıt parçasını etkisiz hale getirilene kadar yok edemeyecek kadar başarısız ve beceriksiz mi?
Değerli okuyucular kiminiz bu soruların gerçek cevaplarını buldunuz kiminizin ise kafası çok karıştı.Ama bu yakın tarihimizde oluşan olayların üzücü ve gerçek olanı ulusal güvenlik,adaleti sağlama,suçlularla mücadele gibi konularda yaşadığımız olaylarda görevli kurumlar olan emniyet birimlerimiz ordumuz ve bağımsız yargımız akla gelmedik bir karmaşa ve kavganın eşiğindeler.Son zamanlarda yaşanılan olaylar istihbarat birimlerimizin koordinasyon eksikliği,uygulama,yönetmelik gibi konularda farklılıklardan dolayı sıkıntılar oluşmakta olduğu açıktır. MİT,Emniyet İstihbarat,Genelkurmay istihbarat,Kara,Deniz,Hava ve Jandarma Komutanlıklarına bağlı tüm istihbarat kurumlarımızın iç ve dış istihbarat olarak iki ye ayrılıp sayıları azaltılıp yetkileri artırılan iki adet müsteşarlık düzeyinde direk devlet başkanına bağlı olduğu bir yapılanmaya gidilmesi belki daha uygun bir yöntem olarak seçilebilir ve bunun anayasal,hukuksal alt yapısı hazırlanarak bu tarz bir uygulama faaliyete geçirilebilir.
Burda en büyük görev anayasamız gereği başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Başbakanımız ve Genelkurmay Başkanımıza büyük görev düşmekte bir an evvel birlikte hareket edip millet üzerinde oluşmaya başlayan kurumlarına karşı güvensizliği kaldırmaya yönelik söylem ve hareketlerde bulunmalıdırlar.Artık devlet kurumlarımızda özgür demokrasiye ve halkın iradesine rağmen milletin değerlerini hiçe sayan hareket ve bu eylemlerin odak noktasında bulunan kişi yada kişleri deşifre etmenin ve ayıklamanın zamanı gelmiştir.Bence bu yaşanan talihsiz ve üzücü olaylara en çok sevinen ordu mensuplarımız olmalıdır.Bu ortamda belki en çok yıpranan ordumuz oldu.Kanaatimce tarihe şerefli zaferler ile geçmiş imkansızları başarmış Peygamber Ocağı ordumuz bu süreçten başarı ile çıkıp eğer var ise kendi içerisindeki yanlışlıkları düzeltip değerli komutanlarımız ile savaşta ve barışta görevini en iyi yapan ülke güvenliği için Güçlü Türkiye için güçlü bir ordu olmaya devam edecektir.
2010 yılının tüm dünyada barış ve huzur getirmesi dileğiyle…

www.hakankaya.wordpress.com

insmuhhakankaya@gmail.com

Yazıya ait Link : http://www.gundem16.com/yazar_detay.php?kimlik=58

Reklamlar

05/01/2010 tarihinde gündem16.com içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Yanıt Bırakın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: