Kategori arşivi: MÜMTAZ ŞAHSİYETLER

MÜMİN GENÇOĞLU’NU DUALARLA,ÖZLEMLE ANDIK…

BALKAN TÜRKLERİNİN NAMI DİĞER “MÜMİN AGASI,ESKİ BURSA MV.BAL-GÖÇ KURUCU BAŞKANI RAHMETLİ MÜMİN GENÇOĞLU’NU ÖLÜMÜNÜN 21.YILINDA EMİRSULTAN MEZARLIĞINDA AİLESİ SEVENLERİYLE BİRLİKTE ANDIK.ÇOK SAYIDA SEVENİNİN KATILDIĞI TÖRENDE BİZDE ORADA BULUNMA ŞEREFİNE NAİL OLDUK.

AW001939_03

Reklamlar

ORG. EŞREF BİTLİS’İN KATLEDİLİŞİNİN 17. YILI

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis suikastının 17. yılı

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, Kürt meselesinin çözümünde öncü adımlar atmıştı. Kürt grupların liderleriyle de görüşen Bitlis’in hedefi, bölgedeki grupları, Amerika’nın güdümünden çıkarmaktı.

Orgeneral Bitlis, Irak, İran ve Suriye ile birlikte davranma politikası izliyordu. “Eşref Bitlis Planı” olarak bilinen bu politikalar sayesinde Kürt sorununda bir dönüm noktasına gelinmişti.

Orgeneral Bitlis, dönemin Genelkurmay Başkanlığı için de en güçlü adaydı. Ancak Amerika, Ortadoğu projelerine çomak sokan bir Genelkurmay Başkanı istemiyordu.

KAZA DEĞİL SUİKAST
Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in bulunduğu askeri uçak Ankara Güvercinlik alanından kalktıktan hemen sonra düştü. Eşref Bitlis ile beraberindeki 3 subay ve bir astsubay öldü . Genelkurmay Başkanlığı, uçağın buzlanma ve pilotaj hatası sonucu düştüğünü bildirdi.

Ülkemizin tarihine karanlık bir not olarak geçen acı hatıramız ve aynı   zamanda demokrasi şehidimiz Org.Eşref  BİTLİS’in katledilişinin 17.yılında rahmet ile anıyoruz…”

Hakan KAYA-İnş.Müh.

” Olgunluğun en bâriz göstergesi, dedikodu ve iftirâya tahammüldür. Bu olgunlukta birinci basamak; dedikodu ve iftirâya muttalî olunduğu nisbette ve sükûnetle cevap vermekle iktifâdır. İkinci basamak, böyle bir dedikodu ve iftirâya sevinmek, üçüncü basamak ise, kendi nâmına sevinirken, dedikoducu ve iftirâcı hesâbına üzülmektir. Bu üzüntü, sevince gâlip değilse, olgunluk yine de eksik demektir. Bu olgunlukta zirve ise, iftirâya cevap vermeksizin tahammül ve sevinmeden istiğfardır. Zîrâ dedikodu (gıybet) ve iftirâ olmasa günâh yükünü taşıyabilecek olan sırt nâdirdir.”

                                                                                                                                                         Kadir MISIROĞLU

ÖMER LÜTFİ METE ( GAZETECİ-YAZAR ; 1950-2009 )

Rize’de doğan Ömer Lütfi Mete, ilk ve orta öğrenimden sonra bir dönem Kur’an Kursları’nda okudu. Aynı kurumlarda okutucu olarak görev yaparken Rize Lisesi’ni bitirdi ve 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi. 1971 yılında önce matbaa çıraklığıyla başlayarak gazeteciliğe geçti. 1972’de İktisat Fakültesi’nden ayrılıp Atatürk Eğitim Enstitüsü’nü bitirdi. Kısa bir süre mezun olduğu lisede ve Rize Meslek Yüksek Okulu’nda Edebiyat öğretmenliği dışında gazeteci ve senaryo yazarı olarak çalıştı.

  Babıali’de Sabah, Bizim Anadolu, Tercüman, Türkiye, Yeni Haber, Orta Doğu, Yeni Şafak,  Ayyıldız, Yeni Binyıl, Sabah gazetelerinde editör, yönetici ve yazar olarak çalıştı. Türk Edebiyatı, Boğaziçi ve Çağrışım dergilerinde makale, mizahi öykü ve şiirleri yayınlandı.

KİTAPLARI

Yerden Göğe Kadar – Basılı Yakıt – Erdoğan Operasyonu – ALLAH’SIZ MÜSLÜMANLIK – Derin Pkk – Büyük Oyunun Gizli Kodları – Gizli Servisler , Karanlık Odalar Kör Noktalar – Gülce – 28 Şubat’tan Şemdinliye Derin Çeteler – Milliyetçilik,Milliyetsizlik – Asker ile Cemre – Dünya’yı Kimler Yönetiyor – Küresel İmparatorluğun Gizli Kurmayları – Derin Devlet ,Tanımlanamayan Güç – Derin Millet Manifestosu – İtfaiye Yanıyor – Yerden Göğe Kadar

ESERLERİ
Gülce (şiir), Çığlığın Ardı Çığlık, Yerden Göğe Kadar, Asker ile Cemre, Çizme (roman), Derin Millet Manifestosu (Köşe Yazılarından Seçmeler), Hacıyağı ile Parfüm Arasında (Deneme), Balonya Tüneli, İtfaiye Yanıyor (Kara Mizah)

Sinema filmi senaryoları:
Çizme, Gülün Bittiği Yer, Bizim Yunus, T.H.E İMAM…

Tv Filmi senaryoları:
Köstekli Saat, Ayrı Dünyalar, Veysel Karani, Ahmet Bedevi

TV Dizi senaryoları:
Bizimev, Evlere Şenlik, Ortaklar, Deliyürek, Avcı, Hayat Bağları, AGA, Çanakkale Destanı (Belgesel Drama)

” yarın elbet bizim,elbet bizimdir.Gün doğmuş, gün batmış,ebed bizimdir ! ”

                                                                                               Necip Fazıl KISAKÜREK