Blog Arşivleri

Marmara Bld.Bir.Yurtdışı Teknik İnceleme Gezisi – BOSNA HERSEK

24 – 28 Haziran 2011 tarihleri arasında Marmara Belediyeler Birliği organizasyonu ile Bursa Büyükşehir,Mustafakemalpaşa Belediyesi başkanları yetkilileri ve merkez ilçe belediye başkanlarınında katıldığı BOSNA -HERSEK teknik inceleme-tanıtım ve temas programına katıldık.Geziye çok sayıda   Bursa  basınının  değerli kalemleri ve Tek Rumeli TV ekibide ilgi gösterdi.

Saraybosna – Yaşam Tüneli

Saraybosna  – Yaşam Tüneli ; 1992-95 yılları arasında Avrupa’nın ortasında 3,5 yıl kadar süren bir savaş vardı. Aşırı
Sırp milliyetçiliğinin yayılmacı politikasının dış kuvvetlerce körüklenmesiyle başlayan savaşta, Sırp güçleri Saraybosna’yı kuşatmıştı. Birleşmiş Milletler, insani yardım yapabilmesi için havaalanı bölgesinin kuşatma dışı tutulmasını istemişti. Ve bu alan dışında sürekli olarak bomba ve mermi yağmuru altında bir şehir vardı. Ama Boşnakların askeri malzeme
ve gıda temin edebilmeleri için bu alanı kullanmaları gerekiyordu ve bir sürü insan bu yolda ölmüştü. Bu nedenle havaalanı bölgesine giden bir tünel yapma fikri ortaya atıldı. Bir ailenin evinin bodrumundan ve havaalanı tarafından
karşılıklı kazmaya başladılar. 4 ay sonra yaklaşık 800 metrelik bir yaşam tüneli açmayı başardılar ve tünel sayesinde mermi altında kalmadan ihtiyaç malzemelerini ve yaralıları taşıdılar.Savaş sonrası günümüzde bu tünel, evin sahipleri tarafından müze haline getirilmiş. İşte biz bu müzeyi gördük. O zaman kullanılan malzemelerin sergilendiği,
fotoğrafların yer aldığı bir oda var. Ve tünelin yapımını anlatan bir video görüntüsü izleme şansı. Ve tabi anı defteri. Defterde birçok Türkçe yazı da gördük. Çeşitli dillerde (Türkçe de var) hazırlanmış tünelin öyküsünü anlatan
broşürler, posterler vb. de satıyorlar. Ama ticaret amaçlı görünmüyor bu hiç, daha çok bilgilendirme.. Birşey aldın mı,parasını verdin mi kimse ilgilenmiyor, onlar yaşadıklarını anlatmak istiyorlar sadece. 800 metrelik tünelin güvenlik
nedeniyle 5-10 metrelik bir bölümü açık. Müze evin üzerinde birçok mermi izi var özellikle restore edilmiyor.

              Gezi boyunca ; öncelikle Saraybosna da eski çarşı – Sebil(Bosna Çeşmesi) meydanı – Yaşam Tüneli gezilerinin ardından diğer günler MOSTAR şehrinde Mostar Belediyesine resmi  ziyaret- Mostar Köprüsü- Mostar Çarşı-Mostar Saraybosna arası Poçitel köyü gezi ve incelemelerinin ardından Osmanlı Vezirler şehri TRAVNİK ve AYVAZ  DEDE ŞENLİKLERİ ile devama eden gezimiz;

Bosna Hersek Cumhuriyetinin kurucusu Rahmetli Bilge Kral Alija İZZETBEGOVİÇ in kabristanı

Saraybosna  – SEBİL (Bosna çeşmesi) Meydanı

1. Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olan olay geçtiği Tarihi Latin Köprüsü

MOSTAR – Şehitlik Anıtı

Mostar Köprüsü

Mostar Çarşı

POÇİTEL KÖYÜ ; Poçitel’in kelime anlamı ” başlangıç “. Türkler’in Bosna topraklarında kurduğu ilk köy olma özelliğine sahip. Neretva Nehri’nin kenarında bulunan bir tepeye kurulmuş olan köyün eski taş yapıları, arnavut kaldırımlısokakları,karşılıklı konumlanmış olan kaleleri, gözetleme kulesi, eski Türk Hamamı, Şişman İbrahim Paşa Camii ve kivi ağaçları görülmeye değer. Özellikle köy halkının küçük kese kağıtlarında sattığı kuru ve yaş meyveler çok iştah açıcı. Savaş öncesi yönetmenlerin ve ressamların gözde yerlerinden biriymiş Poçitel. Nam-ı diğer kaderin ve aşkın köyü…

Saraybosna -Mostar arası asmalı köprü

AYVAZ DEDE ŞENLİKLERİ ; Her yılın Haziran ayı’nın son Pazar günü yapılan geleneksel tören, vaktiyle bu bölgeye gelip yerleşmis Horasan dervişlerinden Ayvaz Dede anısına yapılıyor.

Bosna Hersek’in hemen her tarafından ve bulundukları diğer ülkelerden gelen Boşnakların yanı sıra Türkiye’den, İran’dan ve değişik ülkelerden gelen Müslümanların da katıldığı Ayvaz Dede Şenlikleri, Boşnaklar açısından oldukça önemli bir tören.

Rivayet odur ki; Bölgeye gelip yerleştiğinde bir değirmen açan ve bölgede ihtiyacı olan hemen herkesin yardımına koşan Ayvaz Dede, bütün canlıların zarar görmeye başladığı bir kuraklık döneminde insanların talebi üzerine şimdi anma törenlerinin yapıldığı Ajvatoviça’ya çekilir ve burada 40 gün kadar kalarak, dua ve ibadetle meşgul olur. 40 günün sonunda yağmur yağmaya başlar ve insanlar rahat ederler. Konu ile alakalı bir başka rivayet ise, Ayvaz Dede’nin duaları, suların bölgeye ulaşmasına mani olan büyük kaya parçasını ortadan ikiye ayırarak suyun yolunu açtığı şeklindedir.Ayvaz Dede’nin bu kerameti, bir kısmı zaten Müslaman olan bölgedeki Boşnakların kitleler halinde İslam’i kabul etmeleri neticesini getirir

GEZİMİZİN SON  GÜNÜNDE   BURSA BÜYÜKŞEHİR  BELEDİYESİ ÖNCÜLÜĞÜNDE, HAYIRSEVER İŞ ADAMI DURMAZLAR MAKİNA YÖNETİM KURULU BAŞKANI HÜSEYİN DURMAZ’IN  KATKILARIYLA YAPTIRILAN VE 130 YIL ÖNCE YIKILAN SARAYBOSNA STARİGRAD’TAKİ TARİHİ BAKIRBABA CAMİİ TÖRENLE İBADETE AÇILDI.

Reklamlar

Türk Hava Yollarının Bursa Tutumunda Amacı nedir?

BİR GLASCOW RANGERS KALDI…

Türk Hava Yolları bir bir Bursa`nın rakiplerine sponsor oluyor. Manchester`dan sonra Valencia da THY ile uçmaya hazırlanıyor.

Yeşil-Beyazlılar, Şampiyonlar Ligi’ndeki her deplasman için 150’şer bin Euro ödeyecek. İki rakibi ise bedava uçacak, üstüne para alacak.

Timsah’ın ne forma reklamı, ne de sponsoru var. Yöneticiler şaşkın, konuyla ilgili konuşmuyor, yorumu kamuoyuna bırakıyor.

Tarihinde ilk kez mücadele edeceği Şampiyonlar Ligi’nde bugün Valencia ile karşılaşacak olan Bursaspor’a THY darbesi! Yeşil-Beyazlılar’ın sponsorluk için anlaşma sağlayamadığı Türk Hava Yolları, Avrupa’daki temsilcimizin rakiplerine bir bir destek olmaya devam ediyor. Önce Timsah’ın C Grubu’ndaki rakiplerinden Manchester United’a sponsor olan THY, son olarak da Valencia ile anlaşma sağladı. Bu iki kulübü de Şampiyonlar Ligi maçlarında uçuracak olan THY, Bursaspor’la parasal konularda uzlaşma sağlama yoluna gitmedi. Bursaspor, Avrupa’daki her deplasman maçı için 150’şer bin Euro harcama yapacak, en önemli rakiplerine ise bu seyahatlerde desteği THY verecek. Manchester United ve Valencia hem bedava uçacak hem de para kazanacak.

THY ile anlaşamadılar
Daha önce Türk Hava Yolları ile yaptıkları görüşmelerde anlaşma sağlayamayan Bursasporlu yöneticiler, THY’nin Valencia’ya sponsor olmasını şaşkınlıkla karşılarken, konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındılar. Konu ile ilgili bazı yöneticiler   “Yorumu sizlere ve kamuoyuna bırakıyoruz” diye konuştular

Yenişehir havaalanına bir türlü  iç ve dış hat uçuşlarına sefer düzenleyemeyen-düzenlemeyi beceremeyen,uçuş lansmanını,ulaşım hizmetlerini gerçekleştiremeyen ve tüm bunlara zarar ettiğini bahane edip THY bütçesinden dünya devi Barcelona-rakibimiz Man.United kulüplerine özel uçak ve her türlü yüksek rakamlı sponsorluk ücretlerini gözünü kırpmadan harcayan THY yönetim kurulunu başta başkan Hamdi TOPÇU olmak üzere ve genel müdürü; Temel KOTİL’in  bu yanlı tutumlarını kınayarak bu uygulamaların duyarlı tüm vatandaşlarımız ve Bursalı Hemşehrilerimizin gözünden kaçmadığını ve hafızalardan silinmeyeceğinin altını çizerek belirtmek istiyorum…

Hakan KAYA – İnşaat Mühendisi

SU ve ATIK SU YÖNETİMİ SEMPOZYUMU

Su ve Atık Su Yönetimi konulu sempozyum 246\2010 tarihinde Bursa’da TAIEX,T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Bursa İl Çevre ve Orman Müdürlüğü koordinasyonu ile BURSA-BİLECİK-YALOVA İllerinden konu ile ilgili yaklaşık 100 adet katılımcı ile gerçekleşmiştir.

Bu seminerde su ve atıksu yönetimi konusunda Avrupa Birliği Mevzuat ve Uygulamaları  ile Türkiye’deki mevzuat ve uygulamları sunulmuş olup, seminer  konunun uzmanları aşağıda yer alan ile başlıklar çerçevesinde gerçekleştirilmiştir;

Rene Reisner, Uzman, Su Dairesi Başkanlığı, Çevre Bakanlığı, Estonya

Su Çerçeve Direktifi (2000/60/EC) ve Uygulamaları ve Entegre Havza Yönetimi: Su Çerçeve Direktifi Kapsamında Yeraltı ve Yerüstü Sularının İzlenmesi

Zerrin Leblebici, Çevre ve Orman Uzmanı, Su Kaynakları Şubesi Müdürlüğü, Çevre ve Orman Bakanlığı, Türkiye

AB Sürecinde Türkiye’de Su ve Atıksu Yönetimi

Dr. Stephan von Keitz, Daire Başkanı, Hessian Çevre Bakanlığı, Almanya

Yüzeysel Sularda İyi Ekolojik ve Kimyasal Statü nasıl Elde Edilir? Su   Çerçeve Direktifi ve Öncelikli Maddeler – Tehlikeli Maddeler Direktifi Arasındaki İlişki

Dilek Yılmazer, Baş Mühendis, Jeoteknik Hizmetler ve YAS Şube Müdürlüğü, DSİ. 1. Bölge Müdürlüğü, Türkiye

Yeraltısularının İzlenmesine İlişkin Çalışmalar ve Verilerin Değerlendirilmesi

Carlos Bernácer, Çevre Denetçisi, Çevre, Su, Kent ve İskan Bölgesel Bakanlığı, Valencia, İspanya

Atıksu Yönetimi Konusunda Yetkili Otoritenin Sorumlulukları

Hilal Yıldız Akbulut, Çevre Yüksek Mühendisi, Çevre Yönetimi Şube Müdürlüğü, Bursa İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Bursa

Atıksu Yönetimi ve Bursa İlinde Uygulamalar

N. Kamil Salihoglu, Öğretim Görevlisi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Uludağ Üniversitesi, Türkiye

Arıtma Çamurlarının Bertarafı

MADEN OCAĞINDA GÖÇÜK

BURSA \ MUSTAFAKEMALPAŞA ‘ DA MADEN OCAĞINDA GÖÇÜK

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesi Bükköy’deki maden ocağında meydana gelen göçükte ilk belirlemelere göre 16 işçi göçük altında kaldı.
 Mustafakemalpaşa ilçesi Bükköy’deki bir maden ocağında saat 21.30 sıralarında meydana gelen göçükte ilk belirlemelere göre yaklaşık 16 işçi göçük altında kaldı.

BURSA TURİZMİNE BİR YATIRIM DAHA….BURSA HİLTON VE BURSA HAMPTON OTELLERİ

    gb666_hilton-bursa                                                                                                           Durmazlar Makine A.Ş. tarafından yapılıp işletilecek Bursa Hilton ve Hampton otellerinin projesi şekillendi. Dünyada ilk kez 3 yıldız uygulaması olan Hampton ile yan yana hizmet verecek olan Hilton Oteli 2011 Nisan ayında kapılarını açacak.

Hilton otellerinin projesi hakkında Durmazlar Hilton Proje Müdürü Elektrik Mühendisi Doğan Emil ;

       Toplam 35 bin metrekare alana sahip Bursa Hilton ve Bursa Hampton Otelleri’nin 2010 Haziran ayında kaba inşaatının bitirileceğini ifade eden Proje Müdürü Doğan Emil, 2011 Nisan ayında otellerin hizmete açılacağını söyledi. Hilton Otelleri’nin 3 yıldız uygulaması olan Hampton’u dünyada ilk kez ve Bursa’da gerçekleştireceğini belirten Doğan Emil, “Yan yana ama birbirinden bağımsız inşa edilecek otellerimizin 5 yıldız olan Hilton 170 odalı, Hampton ise 107 odalı olacak. Hilton’da 5 yıldız Otel’den beklenen tüm hizmetler mevcut olacak. Diğer otelimiz 3 yıldızlı Hampton daha düşük fiyatla hizmet verecek” dedi.

GÖLYAZI ( APOLYONT ) – NİLÜFER / BURSA

1521_87
Gölyazı, Nilüfer, Bursa-İzmir karayolunda Uluabat gölü (Apollont gölü) kıyısında küçük bir yarımada da kurulmuştur. Tarihi Roma dönemine kadar gider. Roma döneminden kalanları evlerin temel taşlarında görmek mümkündür. Tarihi ve coğrafi orijinal özellikler taşır. Apollon Krallığı’nın merkezi olarak bilinir. Köyün başlıca geçim kaynağı günümüzde balıkçılık ve zeytincilik’tir.
Gölyazı Köyü, Ulubat gölünün kıyısında, Nilüfer ilçesine bağlı bir köydür.
_Golyazi__by_cellists
Ulubat Gölü’nün kuzeyinde 2 yarımada, içinde 7 ada vardır; köy, gölün ortasındaki adaya köprü ile bağlanmıştır.

Kurtuluş Savaşı’na kadar Rumlar’ın yaşadığı köyde günümüzde Selanik’ten mübadele yolu ile gelmiş Türkler yaşamaktadır. Halk, tarım ve balıkçılık ile uğraşır.

Köye girişte sol yanda kalan tepenin arkasında antik bir kent vardır. Bölge, tamamen SİT alanıdır.
g2
Köy meydanında cami, kahve ve bir anıt çınar (ağlayan çınar) yer alır. Meydanda sazan ve turna balıkları mezat yoluyla satılır. Göl kenarında küçük balık lokantaları bulunur. Gölyazı Köy Ekmeği fırınından nefis ekmek kokuları bütün adaya yayılır

Gölde balıkçı tekneleriyle ada turu yapmak mümkündür.

Adanın çevresinde sular çekilince kökleri meydana çıkan söğüt ağaçları, sur yıkıntıları vardır.

Adadan muhteşem bir günbatımı manzarası izlemek mümkündür. Bunun için Zambak tepesi en uygun mekan olarak tavsiye edilir.
bf404caac6592e0646d7b9797e638cec
Antikçağ’da Ulubat Gölü, Apolyont Gölü olarak anılmaktaydı; Işık tanrısı Apolyon, göldeki adalar ve göl kıyısındaki ovada kurulu antik kentin koruyucusu idi. Kentte Apolyon’a adanmış bir tapınak bulunurdu. Bu antik kentin izleri Gölyazı’da halen görülür.

Doğal güzellikleri sayesinde M.Ö. 1. yy’da gelişen antik- kent, Hristiyanlık döneminde önem kazanmış, hatta bir ara bir psikopozluk merkezi olmuştu. 14. yy başındaki Osmanlı akınları nedeniyle Bursa ve Mudanya’dan kaçan halk bu kentte toplanmıştı.

Osmanlı döneminde sadece ada üzerine yerleşildi. Halk, ipekböcekçiliği, balıkçılık ve tarımla geçinmeye devam etti.

Göl, organik madde bakımından zengin olduğu için 21 tür balık ve kerevit yetişmektedir. Ancak fabrika atıkları,beldenin lağım ve konutlardaki deterjanlı suların göle dökülmesi nedeniyle ciddi bir kirlilik ve balık sayısında azalma vardır.
_DSC0256_fhdr
Ulubat Gölü, göçmen kuşlar için doğal bir kuş cennetidir. Yavrulama döneminde Manyas Gölü’nde konaklayan kuşlar, balıkların bolluğu nedeniyle beslenmek için Gölyazı’na gelir. Özellikle ilkbaharda kuş ve kurbağa sesleri tüm Gölyazı’nı kaplar.

Bu doğal kuş cennetinin yanısıra Ulubat Gölü özel kuş cenneti var. Gölyazı tabelasını İzmir’e doğru 5 km. geçtikten sonra sola dönülünce 1 km sonra özel kuş cennetine varılıyor. Burada bir doğasever tavuskulu, sülün, ördek, taklacı güvercin yetiştiriyor. Girişte kuşlar için bir yem parası ödeniyor. Bu çiftlikte zaman zaman kuşbilimciler araştırma yapıyor. Tavuskuşları evinde besleme imkanları olanlara, döktükleri tüyler ise Parisli modacılara satılıyor.

Gölyazı Köyü’nün girişindeki 12. yy’dan kalma kilisenin ilerde kültür merkezi olarak kullanılması için çalışmalar vardır.
3c65c12989864bfef55d8caf9b87f84a
Gölyazı’ya ulaşım: Bursa’dan İzmir istikametine giderken Ulubat Gölünü gördükten 5 km. kadar sonra Gölyazı tabelası görülür. Bu tabelayı gördükten sonra sola dönerek zeytin ağaçlarıyla çevrili güzel bir yoldan 5 km. gidildiğinde Gölyazı köyü’nün girişine ulaşılır. İzmir tarafından Bursa istikametine gidenlerin ise gölü gördükten 25-30km. sonra tabelaları takip ederek sağa girmeleri gerekir

ULU CAMİİ BURSA – HEYKEL ATATÜRK CADDESİ

ULU%20~1TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK CAMİİ

Ulucamii kapalı namaz kılma alanı bakımından Türk Tarihinde yapılan en büyük camidir. Hemen aklınıza Süleymaniye, Sultan Ahmet gelebilir. Fakat o camilerin büyüklüğü duvarlarla çevrili avlu alanlarıyla birliktedir. Ayrıca o camiler tek ve çok yüksek bir kubbe ile örtülü olduğundan çok geniş bir bir alanı varmış izlenimi verir. Bursa Ulucamii ise çok kubbeli ve alçak tavanlıdır. İçinde bulunan çok sayıdaki sütun yüzünden de daha ufakmış gibi hissetmemize neden olabilse de TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK CAMİSİDİR.

ulu cami2

BURSA ULU CAMİİ MİNBERİNDEKİ SIRLAR
602 yıllık bir minber…. Tarihi minber üzerinde güneş ve galaksi sistemleri var. İddiaya göre, gezegenlerin büyüklük oranları ve yörüngeleri gerçek oranlarla örtüşüyor….

ulucamiiminber

1402 tarihinde (Hicri 804) inşa edilen Bursa’nın tarihi sembollerinden Ulu Caminin minberinin Doğu yakasında (mihraba bakan yüz) Güneş sistemi, Batı yakasında ise Galaksi Sistemi yer alırken evrenin kül olarak tasvir edildiği ileri sürüldü. 602 yıllık tarihi minberdeki şekillerin bu tespiti doğruladığı iddia ediliyor. Minberin her iki yüzünde de şaşırtıcı şekilde birer evren krokisi var. Bu sadece bir tesadüf mü, yoksa bu minberin banisi gerçekten bir astronomi hayranı mıydı?

bursa-ulu-camii

BURSA RESİMLERİ – YEŞİL TÜRBE (GREEN TOMB)

3ZD_bursa

BURSA – Atatürk Caddesi -Cumhuriyet Caddesi – Çatalfırın

bursa

YILDIRIM BEYAZIT TÜRBE VE CAMİSİ – Yıldırım \ BURSA

38757494136bursabayeziticomplex