Kategori arşivi: GENEL

5 ARALIK DÜNYA MÜHENDİSLER GÜNÜ

Ülkemizde sayıları otuza yaklaşan çeşitli dallarda ünvanına ve yeminine layık bir şekilde bulundukları ortamın kalkınmışlığına,imarına katkı koyan en kötü koşullarda bile ilkelerinden taviz vermeden görevlerini sürdüren tüm mühendislerimizin “5 ARALIK Dünya Mühendisler Günü” kutlu olsun…

MÜHENDİSİN YEMİNİ

muhendislikyemini

 

Türk Hava Yollarının Bursa Tutumunda Amacı nedir?

BİR GLASCOW RANGERS KALDI…

Türk Hava Yolları bir bir Bursa`nın rakiplerine sponsor oluyor. Manchester`dan sonra Valencia da THY ile uçmaya hazırlanıyor.

Yeşil-Beyazlılar, Şampiyonlar Ligi’ndeki her deplasman için 150’şer bin Euro ödeyecek. İki rakibi ise bedava uçacak, üstüne para alacak.

Timsah’ın ne forma reklamı, ne de sponsoru var. Yöneticiler şaşkın, konuyla ilgili konuşmuyor, yorumu kamuoyuna bırakıyor.

Tarihinde ilk kez mücadele edeceği Şampiyonlar Ligi’nde bugün Valencia ile karşılaşacak olan Bursaspor’a THY darbesi! Yeşil-Beyazlılar’ın sponsorluk için anlaşma sağlayamadığı Türk Hava Yolları, Avrupa’daki temsilcimizin rakiplerine bir bir destek olmaya devam ediyor. Önce Timsah’ın C Grubu’ndaki rakiplerinden Manchester United’a sponsor olan THY, son olarak da Valencia ile anlaşma sağladı. Bu iki kulübü de Şampiyonlar Ligi maçlarında uçuracak olan THY, Bursaspor’la parasal konularda uzlaşma sağlama yoluna gitmedi. Bursaspor, Avrupa’daki her deplasman maçı için 150’şer bin Euro harcama yapacak, en önemli rakiplerine ise bu seyahatlerde desteği THY verecek. Manchester United ve Valencia hem bedava uçacak hem de para kazanacak.

THY ile anlaşamadılar
Daha önce Türk Hava Yolları ile yaptıkları görüşmelerde anlaşma sağlayamayan Bursasporlu yöneticiler, THY’nin Valencia’ya sponsor olmasını şaşkınlıkla karşılarken, konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındılar. Konu ile ilgili bazı yöneticiler   “Yorumu sizlere ve kamuoyuna bırakıyoruz” diye konuştular

Yenişehir havaalanına bir türlü  iç ve dış hat uçuşlarına sefer düzenleyemeyen-düzenlemeyi beceremeyen,uçuş lansmanını,ulaşım hizmetlerini gerçekleştiremeyen ve tüm bunlara zarar ettiğini bahane edip THY bütçesinden dünya devi Barcelona-rakibimiz Man.United kulüplerine özel uçak ve her türlü yüksek rakamlı sponsorluk ücretlerini gözünü kırpmadan harcayan THY yönetim kurulunu başta başkan Hamdi TOPÇU olmak üzere ve genel müdürü; Temel KOTİL’in  bu yanlı tutumlarını kınayarak bu uygulamaların duyarlı tüm vatandaşlarımız ve Bursalı Hemşehrilerimizin gözünden kaçmadığını ve hafızalardan silinmeyeceğinin altını çizerek belirtmek istiyorum…

Hakan KAYA – İnşaat Mühendisi

Kanlı Baskına İsrail ordusundan UYDURMA RAPOR

İsrail, Gazze’ye yardım konvoyuna düzenlenen saldırı ile ilgili raporunu açıkladı. Uluslararası sularda yardım konvoyuna saldıran İsrail ordusu, yeni raporla yine kanlı saldırısını aklamaya çalıştı.
İsrail ordusu soruşturma komisyonu, Gazze’ye giden yardım filosuna düzenlenen ve 9 Türk’ün ölümüne yol açan saldırıyla ilgili raporunu açıkladı. 100 sahifelik raporda İsrail kendisini aklamaya çalışılırken, Mavi Marmara gemisini de sanki kuşatma altındaki zavallı Filistin halkına yardım götüren bir gemi değil de, donanımlı bir savaş gemisi gibi gösterilmeksi uzmanları şaşırttı.

İsrail ordusunun hazırladığı raporda, İsrail’in istihbarat eksikliği ve bir dizi operasyonel hatasının olduğu ve bunun kötü sonuçlara neden olduğu belirtildi. Deniz Kuvvetleri komutanları, baskın sırasında karşılanabilecek direniş ihtimalini yeterince dikkate almamakla suçlandı.

İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi’ye teslim edilen 100 sayfalık raporda, saldırıda “operasyonel hatalar” olduğu belirtiliyor.

HATA YOK, BAŞARISIZLIK VAR

İsrail askerleri hakkında bireysel değerlendirmelerde bulunmayan rapor, operasyonun planlanmasında ve uygulamasında ihmal olmadığını savundu ve “planda hata yok, sadece başarısızlık var” değerlendirmesini yaptı.

ŞİDDETE HAZIRLANANLARI GÖRÜNCE PLANI GÖZDEN GEÇİRMELİYDİ

Deniz Kuvvetleri’ni, B planı olmadığı için eleştiren rapor, “İsrail ordusu hava ve denizden şiddetlw direnmeye hazırlanan aktivistleri gördüğü zaman, komandoları güverteye indirme kararını bir daha gözden geçirmeliydi.”

İLK ATEŞİ GEMİDEKİLER AÇTI

Komisyonun Başkanı Giora Eiland tarafından Gabi Aşkenazi’ye takdim edilen rapor, gemiye inen komandolara ilk kez aktivistlerin ateş ettiğini de iddia etti. Raporda, “Muhtemelen önceden hazırlanan silahlarla aktivistler ateş etti. İsrailli bir askerin dizinden çıkarılan kurşunun çapı, donanmanın kullandığı kurşunların çapından farklıydı” ifadesi yer aldı.

UZMANLAR: RAPORLA GÜNDEM SAPTIRILIYOR

Mavi Marmara gemisine saldırının uluslararası kamuoyunda İsrail’i çok zor duruma düşürdüğünü belirten uzmanlar, İsrail’in kendini aklamak için uydurma raporlara başvurduğunu belirtti.

Uluslararası sularda gemiye saldırmanın başlıbaşına bir suç olduğunu belirten uzmanlar, gemideki batılı insanların dahi İsrail’in bir uyarıda bulunmadan saldırdığını ve bunun uluslararası ceza gerektiren bir suç olduğunu söyledi.

Video görüntülerinin Mavi Marmara gemisindeki yardım gönüllülerin silah taşımadığını çok açık bir şekilde gösterdiğini belirten uzmanlar, İsrail’in ilk kurşunu onlar sıktı yalanına başvurmasını kınadıklarını açıkladı.

SU ve ATIK SU YÖNETİMİ SEMPOZYUMU

Su ve Atık Su Yönetimi konulu sempozyum 246\2010 tarihinde Bursa’da TAIEX,T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Bursa İl Çevre ve Orman Müdürlüğü koordinasyonu ile BURSA-BİLECİK-YALOVA İllerinden konu ile ilgili yaklaşık 100 adet katılımcı ile gerçekleşmiştir.

Bu seminerde su ve atıksu yönetimi konusunda Avrupa Birliği Mevzuat ve Uygulamaları  ile Türkiye’deki mevzuat ve uygulamları sunulmuş olup, seminer  konunun uzmanları aşağıda yer alan ile başlıklar çerçevesinde gerçekleştirilmiştir;

Rene Reisner, Uzman, Su Dairesi Başkanlığı, Çevre Bakanlığı, Estonya

Su Çerçeve Direktifi (2000/60/EC) ve Uygulamaları ve Entegre Havza Yönetimi: Su Çerçeve Direktifi Kapsamında Yeraltı ve Yerüstü Sularının İzlenmesi

Zerrin Leblebici, Çevre ve Orman Uzmanı, Su Kaynakları Şubesi Müdürlüğü, Çevre ve Orman Bakanlığı, Türkiye

AB Sürecinde Türkiye’de Su ve Atıksu Yönetimi

Dr. Stephan von Keitz, Daire Başkanı, Hessian Çevre Bakanlığı, Almanya

Yüzeysel Sularda İyi Ekolojik ve Kimyasal Statü nasıl Elde Edilir? Su   Çerçeve Direktifi ve Öncelikli Maddeler – Tehlikeli Maddeler Direktifi Arasındaki İlişki

Dilek Yılmazer, Baş Mühendis, Jeoteknik Hizmetler ve YAS Şube Müdürlüğü, DSİ. 1. Bölge Müdürlüğü, Türkiye

Yeraltısularının İzlenmesine İlişkin Çalışmalar ve Verilerin Değerlendirilmesi

Carlos Bernácer, Çevre Denetçisi, Çevre, Su, Kent ve İskan Bölgesel Bakanlığı, Valencia, İspanya

Atıksu Yönetimi Konusunda Yetkili Otoritenin Sorumlulukları

Hilal Yıldız Akbulut, Çevre Yüksek Mühendisi, Çevre Yönetimi Şube Müdürlüğü, Bursa İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Bursa

Atıksu Yönetimi ve Bursa İlinde Uygulamalar

N. Kamil Salihoglu, Öğretim Görevlisi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Uludağ Üniversitesi, Türkiye

Arıtma Çamurlarının Bertarafı

SU UÇTU ŞELALESİ – Mustafakemalpaşa \ BURSA – TÜRKİYE

Fevziye CABİR; Kudüs’ün kadın muhafızı

      178227       
         İsrail askerleri tarafından evi yıkılan ve aynı saldırıda eşini kaybeden Filistinli Fevziye Sudki Cabir, İstanbul Barış Platformu’nun davetlisi olarak İstanbul’a geldi. Basın toplantısı düzenleyen Cabir, yaşadıkları toprakların tapularının Osmanlı arşivlerinde bulunduğunu belirterek, “Bu arşivleri lütfen bizimle paylaşın ki bu toprakların bize ait olduğunu ispatlayalım. Biz resmen soykırıma uğruyoruz” dedi.

İHH İnsani Yardım Vakfı’nda bir basın toplantısı düzenleyen Filistinli Fevziye Sudki Cabir, “Bizim topraklarımız gasp ediliyor. Çeşitli sebeplerle göz altına alınıyoruz çeşitli bahanelerle para cezası ödüyoruz. Bizi dağlarda bulunan hapishanelere götürüyorlar ve dağlarda zorla çalıştırıyorlar. Bu Filistin ve Kudüs davasıdır. 1999’da başlayan süreçle İsrail’in yaptıklarını bizzat yaşadım. Benim eşim tekerlekli sandalyede hayatını sürdüren yaşlı bir adamdı. Evim 2 kısımdan oluşuyordu. Evimin birinci kısmını

gasp ettiler. Diğer kısmından çıkmam için ise ellerinden gelen her şeyi yaptılar. İsrailliler bana işkence ve psikolojik baskı uyguladılar. Evimden çıkmadığım için para cezasına çarptırıldım. Bunu yapanlar insan olamaz. İsrail Turizm Bakanı bizzat evime gelerek evimi boşaltmam için 150 milyon dolar teklif etti. Bu teklifi reddedince akıl almaz baskılara maruz kaldım. Ama bu psikolojik baskılara tahammül ettim, direndim. Bu baskılardan sonra 2 yıl psikolojik destek aldım” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz Kasım ayında gece yarısı kapısını çalan yaklaşık 50 İsrail askerinin zorla evine girerek kendisini sokağa attıklarını söyleyen Cabir yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Beni sokakta gözetim altında tuttular. Su istedim, su dahi vermediler. Tekerlekli sandalyede olan eşimi yere attılar ve hemen orada kalp krizi geçirdi. Çevredeki Filistinliler ambulans çağırdı. Ambulans geldiğinde eşimin hastaneye kaldırılmasına izin vermediler. Doktorlar sadece orada müdahale yapabildiler. Evimdeki bütün eşyaları boşattılar. Evimi tamamen kontrol altına alınca beni serbest bıraktılar. Daha sonra çocuklarımız geldi, bize yardım ettiler ve eşimi hastaneye kaldırdık. Bundan sonra evimin

yanına çadır kurdum. Bu baskıları dünyaya göstermek istiyorum. Eşim hastaneden taburcu olunca bu çadıra geldik. Eşyalarımız gasp edildiği için elbiselerimiz ilaçlarımız dahi yoktu. Çadırda eşim 2. kez kalp krizi geçirdi. İlaç olmadığı için müdahale edemedim. Hastaneye kaldırdık. Hastanede eşim 3. kez kalp krizi geçirdi. 1 haftada 3 kez kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Ben çadırda yaşamaya devam ettim. İsrailliler çadırıma gelerek baskılarını sürdürüyorlardı.”

Filistinli Fevziye Sudki Cabir, İsrail’in mahkeme kararıyla sürekli para cezası kestiğini belirterek, bu zamana kadar tam 5 kez para cezası ödediğini söyledi. 29 Mart 2009 günü İsrail askerlerinin, yaşadığı çadırı söktüğünü anlatan Cabir, “Mart ayında olduğumuz için kıştı ve hava hala çok soğuktu. Çadırımı söktüler ama ben bir sandalyeye oturdum, başıma bir şemsiye aldım ve orada oturmaya devam ettim, mücadelemi sürdürdüm. Şu an çadırımı çeşitli din ve ırktan insanlar gelerek ziyaret ediyorlar ve bana

destek veriyorlar. İnsanların barış içerisinde yaşamasını kabul ediyoruz. İslam, din de bunu söylüyor ama İsrail’in barışçıl olmadığını gözlerimizle görüyoruz. Şeyh Cerrah ve Silvan mahalleleri sistematik olarak gasp ediliyor. İsrailliler sürekli olarak evlerimizi bu mahallelerdeki evleri yıktılar. Yıktıkları binaların yerlerine Yahudi yerleşimciler getirildi. Yıkılan evlerin yerine 150 apartman yapıldı. Bu binalar Siyonist şirketler tarafından yapılıyor. Özellikle El-Miskoviç isimli Siyonist şirket

Filistin’in her yarine binalar yaptı” ifadelerini kullandı.

Türkiye’den yardım isteyen Cabir, bu toprakların tapusunun Osmanlı arşivlerinde yer aldığını ifade ederek, “Bu arşivleri lütfen bizimle paylaşın ki bu toprakların bize ait olduğunu ispatlayalım. Biz resmen soykırıma uğruyoruz. Topraksız bir halk oluşturulmak isteniyor. İsrail’in projesi 2020 yılına kadar Kudüs ve Filistin’i tüm tapınaklardan ve tarihi eserlerden arındırmak. Sistematik olarak caddelerin, sokakların isimleri değiştiriliyor. Bunun amacı Filistin’in Arap-İslam kimliğini yok etmek. Son çağrım

Mescid-i Aksa’ya sahip çıkılsın. Bu programı düzenleyenlere ve İstanbul Barış Platformu’na teşekkür ediyorum” dedi.

İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım ise, “Biz artık daha güçlüyüz çünkü evleri yıkılan ve zulüm gören insanların önünde büyük bir insan gücü var. İnsan gücünün önünde hiçbir şey duramaz” diye konuştu.

İHH MESCİD-İ AKSA SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

mucahid23_Mescidi_Aksaİstanbul Barış Platformu’nun 25 Nisan 2009 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiği İsrail Kazdıkça Kanayan Yara: Mescid-i Aksa Sempozyumu neticeleri şu şekildedir:

TESPİTLER
Kudüs, çok uzun yıllar toplumların bir arada esenlik içerisinde yaşadığı bir barış şehri olmuştur. Hz. Ömer döneminde başlayan, Haçlı İşgali dışında 1300 yıl boyunca devam eden İslam idaresi şehrin bu şekilde anılmasında etkendir.
Mescid-i Aksa, yeryüzünün ikinci mabedi, Müslümanların ilk kıblesi ve son peygamberin miraç durağı olan kutsal bir mekandır.
İsra Suresi’nin birinci ayetinde ifade edildiği gibi Mescid-i Aksa ve çevresi (Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Filistin’in tamamı) bereketlendirilmiştir. Mescid-i Aksa, tüm bu geniş coğrafyanın kilit taşı mesabesinde bulunmaktadır. Bu taşın yerinden oynatılması, tüm bu coğrafyayı etkileyecek şiddet dalgaları oluşturacaktır.
1967 Arap-İsrail Savaşı sonucu, Doğu Kudüs İsrail tarafından işgal edilmiş, Mescid-i Aksa da İsrail kontrolü altına girmiştir. Bu tarihten itibaren Siyonistler, Kudüs ve çevresindeki tarihi ve kutsal mekanlara yönelik ihlallere başlamış, Mescid-i Aksa da bu saldırıların hedefi olmuştur. 40 yılı aşkın bir süredir görülen Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırılar ve arkeolojik olduğu iddia edilen kazılar sonucunda, Mescid-i Aksa bünyesinde ve çevresindeki tarihi eserler, (camiler, mezarlıklar, medreseler, surlar, tekkeler ve hanlar) zarar görmüştür.
Mağribiler Mahallesi’nin tamamen yıkılması ve Ağlama Duvarı önündeki plazanın genişletilmesi; mescidin altında havra inşa edilmesi; Mescid-i Aksa müştemilatından Tenkiziye Medresesi’nin ve Burak Namazgahı’nın havraya dönüştürülmesi; kutsal havza diye adlandırılan bölgede 10’dan fazla kazı bölgesi açılması; Aksa çevresindeki Selvan, Bustan ve Şeyh Cerrah mahallelerinde yıkım çalışmalarının sürdürülmesi; Selvan semtindeki 88 evin yıkım tehlikesi ile karşı karşıya olması; Mescid-i Aksa, Kudüs ve çevresinde 27 yerleşim merkezi, pek çok mahalle ve havra inşa edilmesi; Mescid-i Aksa yakınlarındaki tarihî “Hamamu’l-Ayn”ın yerine “Ohel İshak” adı verilen bir havra inşa edilmesi, İsrail’in Mescid-i Aksa ve çevresinde gerçekleştirdiği yıkımlar arasındadır.

mescidiaksa200604151600148kq

Mescid-i Aksa ve Kubbetü’s-Sahra var olduğu sürece Kudüs’ün İslami kimliğinden soyutlanamayacağını bilen İsrail için öncelikli tehdit bu yapılardır. İsrail, yıktığı Müslüman yerleşimlerin yerine inşa edilmek üzere, “Davut Sitesi”, “Tevrat Parkı” ve “Hoşgörü Müzesi” gibi kendi kitlesi açısından sempati toplayan projeler geliştirerek yıkım siyasetine destek almaktadır. Hedef; Aksa çevresinde kümelenmiş ve adeta camiyi koruyan Müslüman mahallelerin yıkılarak yerlerine Yahudilerin yerleştirilmesi ve Aksa’nın savunmasız bırakılmasıdır.
Kudüs’teki Müslüman halk, işgalin birebir muhatabı ve mağdurudur. Uzun yıllardır devam eden baskı siyaseti halihazırda sürmektedir. Filistinlilerin topraklarının müsaderesi, evlerinin yıkılması, Yahudi yerleşim yerlerinin inşası, ikamet ve ruhsat işlemlerinde Müslümanlara ayrımcılık yapılması sonucu, Kudüs’te demografik yapı Yahudi yerleşimcilerin lehine değişmektedir. Yahudi nüfus 1948 öncesinde, Kudüs nüfusunun %10’unu oluştururken, bu oran hali hazırda %70’e ulaşmıştır. Bunda ekonomik kısıtlamalar, utanç duvarı ve Müslüman halka yönelik baskı siyasetinin artması sonucu yaşanan zorunlu göçler etkilidir.

ÖNERİLER
İsrail, 1970’li yılların başından beri sürdürdüğü ve arkeolojik amaçlı olduğunu iddia ettiği kazılarla Mescid-i Aksa’nın altında tüneller açmış ve mescidin altında bir havra inşa etmiştir. İsrail, Mescid-i Aksa’yı yıkarak yerine Süleyman Mabedi’ni inşa etmeyi planlamaktadır. İsrail’in Mescid-i Aksa ve çevresindeki kutsal mekanlara yönelik saldırıları ivedilikle durdurulmalıdır. Bu zamana kadar yapılan tahribatlar İsrail’den tazmin edilmeli, tahrip edilen mekanlar da aslına uygun bir şekilde ihya edilmelidir.
Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırılar, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin açık bir şekilde ihlali anlamına gelmektedir. BM kararlarına göre, Kudüs’te Mescid-i Aksa başta olmak üzere kutsal mekânlara serbest geçiş hakkının kullanılması öngörülmüştür. Buna rağmen, Kudüs ve Mescid-i Aksa’da birçok ihlaller yaşanmaktadır. BM, bu beyanname ve kararların uygulanmasında üzerine düşen görevi yerine getirmemiş; İslam toplumları tarafından da BM’nin çifte standart uyguladığı kabul edilmiştir.
Mescid-i Aksa ile ilgili ihlaller, uluslararası hukuk mekanizmalarına intikal ettirilmeli, Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlalleri takip edecek bir “Mescid-i Aksa Hukuk Komisyonu” oluşturulmalıdır.
1969 tarihinde Yahudilerin Mescid-i Aksa’yı yakma girişimi akabinde kurulan İslam Konferansı Örgütü (İKÖ), Mescid-i Aksa’yı koruma noktasında daha etkili politikalar geliştirmelidir.
Mescid-i Aksa ve çevresi ile ilgili doğru bilgilendirme kanallarının oluşturulması ve dezenformasyonun önüne geçilmesi için yazılı ve görsel medya araçları kullanılmalı, geniş çaplı ve etkili web portalları oluşturulmalı, ilmi toplantılar, yayınlar ve çalışmalar yapılmalı, Mescid-i Aksa ile ilgili temel bilgiler İslam ülkelerinde okul müfredatlarına dahil edilmeli ve sivil toplumun örgütlenmesi sağlanmalıdır.
Mescid-i Aksa mücadelesi evrenselleştirilmelidir. Dünya çapında sahiplenilecek bir Mescid-i Aksa gündemi ve Mescid-i Aksa kampanyası oluşturulmalı, Müslüman veya gayrimüslim tüm akl-ı selim, bu kampanyaya dahil edilerek, özelde Mescid-i Aksa’da genelde ise bölgede barışın tesisi sağlanmalıdır.
Latin Amerika’dan, Afrika’ya, Avrupa’dan, Uzakdoğu’ya, farklı ülkelerdeki Müslümanlar, İslam ümmetine emanet olan Mescid-i Aksa’yı korumak için “Aksa’yı yaşatma” kuruluşları oluşturmalı; tüm bu kuruluşlar da “Uluslararası Mescid-i Aksa Platformu” adı altında bir çatı organizasyon bünyesinde irtibatlandırılmalıdır.
İnşası 2002 yılında başlayan ve uzunluğu 700 km’yi aşan Utanç Duvarı, tüm Batı Şeria’yı bir açık hava hapishanesine çevirmektedir. Bu duvar, aynı zamanda Mescid-i Aksa’ya ulaşımı, dolayısıyla başta ibadet özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlükleri engellemektedir. Utanç Duvarı, Batı Şeria’nın %15’lik bir kısmını işgal topraklarına katarken 120 bin kişiyi de duvarın dışında bırakmıştır. Toplumlar arasındaki engellerin yıkılmaya çalışıldığı günümüzde inşa edilen bu duvar, ırkçılığı ve ayrımcılığı körüklemektedir. Hukuka aykırı olarak inşa edilen bu duvar ivedilikle yıkılmalıdır. Bu konuda, uluslararası toplum üzerine düşen görevi yerine getirmelidir.
Tahammülleri zorlayan “güvenlik önlemleri” uygulayan, Mescid’i Aksa’nın çeşitli noktalarına kameralar yerleştiren, Filistinlilerin camiye girişlerinde yaş sınırlaması getiren, Kudüs dışında yaşayan Müslümanların Mescid-i Aksa’ya erişimlerini engelleyen İsrail, Filistinlilerin tüm temel hak ve özgürlüklerini engellemektedir. Bu uygulamalar acilen sonlandırılmalıdır.
Kudüs’teki sorun bir işgal sorunudur ve insanlığa karşı bir suçtur. Bu yüzden tüm insanlığı harekete geçirecek bir eylem ve söylem planı hazırlanmalı, Hristiyan dünyası ile işbirliği yapılmalı; bu işbirliğinde Medeniyetler Arası Diyalog zemini gibi ortak platformlar kullanılmalıdır.
Birçok uluslararası sözleşme, insanlık tarihindeki önemi dolayısıyla kutsal mekanların korunmasını öngörür. Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekanların korunması ve imarı konusunda uluslararası güvence sağlanmalıdır. Bu sözleşmelerin gereği yerine getirilmelidir.
Mescid-i Aksa’nın korunması, bakımı ve tamiri için bir fon kurulmalıdır. Bu fonun yönetimi bağımsız ve sivil olmalıdır. Ayrıca bu fon tarafından desteklenen Mescid-i Aksa Takip Kurulu oluşturulmalıdır. Bu kurul, Mescid-i Aksa ve çevresinde gerçekleşen ihlalleri düzenli olarak takip ve rapor ederek dünya kamuoyunu bilgilendirmelidir.
Her yıl Miraç Gecesi, Dünya Mescid-i Aksa günü olarak ilan edilmelidir. Dünya Mescid-i Aksa Günü’nde uluslararası etkinliklerle, Mescid-i Aksa geniş bir gündem bulmalıdır.
Hadisi şeriflerde de işaret edildiği üzere, Müslümanların Mescid-i Aksa ziyaretleri teşvik edilmelidir.
Türkiye, üyesi olduğu BM, İKÖ ve Medeniyetler Arası Diyalog zeminlerini, parlamentolar arası dostluk gruplarını ve ikili ilişkilerini kullanarak Mescid-i Aksa ve Kudüs’teki yıkımın durdurulmasında etkili olmalıdır.
Kudüslülerin bireysel mülkleri için başlattıkları hukuki davalara destek olunarak zorunlu göç etmelerine engel olunmalıdır. Mülkiyet hakları ile ilgili benzer hukuki davalar kentteki vakıf arazileri ve kutsal mekanlar için de yoğun olarak desteklenmelidir.

KAYNAK: www.ihh.org.tr www.aksasempozyumu.com

AVRUPA LİGİ TV YAYIN PROGRAMI

Hangi maç hangi kanalda …
20.08.2009 17:30 Kosice vs Roma STV 3 Slovakia , Al Jazeera Sport +4
20.08.2009 18:00 Baku vs Basel Az TV
20.08.2009 19:00 Teplice vs Hapoel Tel Aviv Sport 5 , CT4 Sport
20.08.2009 19:30 Bnei Yehuda Tel Aviv vs PSV Eindhoven RTL 7 , Sport 5+
20.08.2009 19:45 Guingamp vs Hamburger Sv C+ Sport (France) , DSF Sport
20.08.2009 19:45 Trabzonspor vs Toulouse Futbol Smart , Loca 2 PPV
20.08.2009 20:00 Metalurh Donetsk vs Austria Vienna ORF 1 (SimulCast) , TRK Futbol
20.08.2009 20:00 Nac Breda vs Villarreal Eredivisie Live 1 , Al Jazeera Sport +4
20.08.2009 20:00 Paok vs Heerenveen Alfa TV Cyprus , Nova Sports 1 (Hellas)
20.08.2009 20:15 Rapid Vienna vs Aston Villa ORF 1 (SimulCast)
20.08.2009 20:15 Sturm Graz vs Metalist Kharkov TET (Ukraine) , ORF 1 (SimulCast)
20.08.2009 20:30 Steaua Bucuresti vs St Patrick`s Ath Digi Sport (RO)
20.08.2009 20:45 Dinamo Bükreş vs Liberec CT4 Sport , Antena 1 (Rom)
20.08.2009 21:00 Sivasspor vs Shakhtar Donetsk Show TV , TRK Ukraina
20.08.2009 21:00 Slavia Prague vs Red Star Belgrade RTS 2 Serbia
20.08.2009 21:00 Twente vs Karabakh Eredivisie Live 2
20.08.2009 21:00 Vaslui vs AEK Atina TVR 2
20.08.2009 21:15 Partizan Belgrade vs Zilina RTS Sat , RTS 1 Serbia
20.08.2009 21:15 Sarajevo vs Cluj Digi Sport (RO)
20.08.2009 21:30 Brondby vs Hertha Berlin TV3+ Denmark , Al Jazeera Sport +8
20.08.2009 21:30 Lech Poznan vs Club Brugge Polsat Sport , Polsat TV
20.08.2009 21:30 Sion vs Fenerbahçe TSR 2 , Euro Futbol , Loca 1 PPV
20.08.2009 21:45 Ajax Amsterdam vs Slovan Bratislava RTL 7 , STV 3 Slovakia
20.08.2009 21:45 Benfica vs Vorskla-Naftohaz Poltava ICTV Ukraine , Al Jazeera Sport +2
20.08.2009 21:45 Galatasaray vs Levadia Tallinn Al Jazeera Sport 1 , Futbol Smart , HD Smart , Loca 2 PPV
20.08.2009 21:45 Genk vs Lille C+ Sport (France)
20.08.2009 21:45 Genoa vs Odense TV2 Sport (Den) , Al Jazeera Sport +5
20.08.2009 21:45 Lazio vs Elfsborg RAI Tre , Al Jazeera Sport +4
20.08.2009 21:45 NK Maribor vs Sparta Prague Slovenia TV2
20.08.2009 22:00 Dinamo Zagreb vs Hearts HRT 2 , BBC Two Scotland
20.08.2009 22:00 Everton vs Sigma Olomouc Al Jazeera Sport +4
20.08.2009 22:00 Stabaek vs Valencia Viasat 4
20.08.2009 22:00 Werder Bremen vs Aktobe ZDF

BURSASPOR SEZONU AÇIYOR…

logo_241x198 Atatürk Stadı`ndaki açılış programı, saat 19.00`da Nalan’ın vereceği 1 saatlik konserle başlayacak.Takımın ve yeni transferlerin taraftarlara tanıtılması ile tören devam edecek olup açılış maçında 21.30’da Süper Lig ekiplerinden Manisaspor ile karşılaşacak.
AÇILIŞ PROGRAMI
19.00-20.00 Nalan konseri
20.15.20.40 Futbolcu, teknik heyet ve yönetimin tanıtımı.
20.45 Lazer gösterileri eşliğinde ilk 11’in tanıtımı
21.30 Bursaspor-Manisaspor maçı
22:15 Devre arasında ışık, lazer ve havai fişek gösterileri
BURSASPOR 2009-2010 SEZONU A TAKIM KADROSU
KALECİLER
27 Dimitar Ivankov
1 Yavuz Özkan
90 Ceyhun Demircan

DEFANS
4 Ömer Erdoğan
21 Ali Tandoğan
23 Mustafa Keçeli
35 Ayhan Tuna Üzümcü
38 İbrahim Öztürk
26 Tomas Zapatocny
2 Serdar Aziz
32 Yenal Tuncer

ORTA SAHA
8 Stelian Giani Krita
20 Veli Acar
17 Pablo Martin Batalla
25 İvan Ergic
6 Bekir Ozan Has
5 Hüseyin Çimşir
11 Eren Albayrak
10 Volkan Şen
55 Ramazan Sal
33 Ozan İpek
7 Kemal Aslan

FORVET
9 Sercan Yıldırım
22 Turgay Bahadır
29 Jose Tadeu Mouro Junior
18 Shin Young Rok
24 Gökhan Güleç
42 Halil Zeybek
67 Muhammet Demir

BASIN BAYRAMI

Resim 003

BULUNDUKLARI TOPLUMLARIN BİLGİYE ULAŞMA VE ELEŞTİRİLERİNE IŞIK TUTMASINDA EMEĞİ GEÇEN TÜM BASIN EMEKÇİLERİNİN BASIN BAYRAMINI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLUYORUM…
Hakan KAYA
İnşaat Mühendisi