Aylık arşivler: Temmuz 2010

Birlik ve Beraberliğimizi Muhafaza Etmeliyiz…

Yıllardır ülkemiz üzerinde kirli ve alçak bir oyun sürekli sahneye konulmakta, bu kirli oyunun tetikçiliğini ise uluslararası terör siyasetçilerinin talimatlarıyla hareket eden terör örgütlerinin yaptığı da bir gerçek. Yıllardır vatandaşlarımız arasında sokulmaya çalışılın bir terör fitnesi ile karşı karşıya kalmaktayız..

Özellikle son günlerde milletimizi birbirine düşürmeye, aramızdaki kardeşlik bağlarını bozmaya yönelik tahrik planları uygulanmaya çalışılmaktadır. Ülkemiz bilindiği üzere anayasa referandumu vb… gibi gündem maddelerinin olduğu bu günlerde üzücü hadiselerin yurdun çeşitli noktalarında peşin sıra patlak vermesi de oldukça düşündürücüdür.Kanaatimce süreç içerisinde bu tarz olayların daha çok yaşanabileceği olası muhtemeldir.Bizler bu alçak ve kirli oyunlar karşısında metanetimizi koruyarak sağduyulu davranmalı, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmeliyiz. Bu ülkenin çocukları sahip olduğu sağduyu ve ülke sevgisi bu kirli ellerin emellerinin gerçekleşmesini engelleyecektir.

Bizler biliyoruz; Mavi Marmara baskını gecesi İskenderun Baskınının,Kuzey Irakta ki oluşumun alt yapısında,ordusunun eğitiminde kimlerin eğitim verdiğini yardım ettiğini,biliyoruz terör örgütünün arkasında kimler ve hangi güçler olduğunu,ülkemizdeki suikastlerin hangi amaçla ve kimlerin tertiplediğini…

Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.Terör konusunda siyasi menfaat  gündelik hesapların bir kenara bırakılarak ortak bir devlet politikası oluşturmak gereklidir. Ülkemiz sözde kalmadan kendi milli ekonomisi ve milli savunma sanayisine ağırlık vererek enerji politikalarını gözden geçirmeli en kısa zamanda ağır sanayi hamlesi başlatmalıdır. Her alanda kendi markalarını oluşturmalı ve bunların pazar arayışlarına ağırlık vermelidir.

MİLLETİMİZİN MANEVİYATI VE FEDAKARLIĞI TÜM BU KİRLİ EMELLERİ BOŞA ÇIKARMAYA YETECEKTİR.

Hakan KAYA

 
 


Reklamlar

TÜRK MÜTEAHHİTLERİ DÜNYAYI İNŞA EDİYOR …

1972 yılından bu yana yurt dışında 155 milyar dolarlık iş yapan Türk müteahhitleri, inşaat alanında dünyada Çin’den sonra ikinci sırada geliyor.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Genel Başkanı Serdar Harp, inşaat sektörünün küresel ekonomik krizin etkilerinin görülmeye başladığı 2008 yılında yüzde 8,1 ve 2009 yılında da revize edilmeyen rakamlara göre yüzde 16,3 oranında küçüldüğünü söyledi.  Aynı daralmanın yurt dışında da yaşandığını belirten Harp, inşaat sektöründeki gerilemenin, yurt dışında iş yapan iş adamı ve firmaları da olumsuz etkilediğini ifade etti. Harp, Türk müteahhitlerinin yıllardır dünyanın birçok ülkesinde milyarlarca dolarlık projeyi hayata geçirdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:       ”Türkiye’deki inşaat sektörü, ülkedeki ekonomik yönelime paralel olarak 1980’lerin başından itibaren yurt dışında önemli işler yapmaya başladı. Verilere göre, 1972’den 2010 yılına kadar 155 milyar dolar değerinde 5 binden fazla proje üstlenildi. Bu rakamın yarısından fazlasının son dört yılda üstlenilen projelerden oluşması, önümüzdeki yıllardaki iş hacmini katlanarak artacağının göstergesi olarak değerlendirilebilir.”

BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÜLKE VE BÖLGE ADINA BÜYÜK BİR KAZANÇ

TBMM Genel Kurulunda, 7’si devlet, 1’i vakıf olmak üzere 8 yeni üniversite kurulmasını düzenleyen Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanununda değişiklik yapan tasarı, kabul edilerek yasalaştı.

BTÜ (BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ) KURULUŞU İLE  KENTİN DİNAMİK  VE EKONOMİK PARAMETRELERİ GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA NE DENLİ BÜYÜK BİR İHTİYACA CEVAP VERECEĞİ TARTIŞMA GÖTÜRMEZ BİR REALİTEDİR.KONU İLE İLGİLİ KÖŞE YAZILARIMIZDA NEDEN BURSA OLMASI GEREKTİĞİ VEDE  ÜLKE  ADINA ÖNEMLİ BİR KAZANÇ  OLDUĞUNU BELİRTMİŞTİK.

BTÜ KURULMASI İLE EMEĞİ GEÇEN HERKESE SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİZİ İLETİR ÜLKEMİZ ADINA HAYIRLI OLMASINI TEMENNİ EDERİZ.

KONU İLE İLGİLİ Hakan KAYA’NIN BURSA GÜNDEM GAZETESİ VE www.gundem16.com da ki köşe yazıları;

(23 EKİM 2009 – www.gundem16.com ; İKİNCİ ÜNİVERSİTE BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTE OLMALI )

Yazıya ait link:    https://hakankaya.wordpress.com/2009/10/27/www-gundem16-com-23102009-kose-yazisi/

(25 HAZİRAN 2009 – BURSA GÜNDEM GAZETESİ; BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTE)

Yazıya ait link:  https://hakankaya.wordpress.com/2009/06/25/bursa-teknik-universitesi-25-haziran-2009-bursa-gundem-gazetesi-kose-yazisi/

Yapı denetimi yaygınlaşıyor

Yapı denetiminde değişiklik öngören kanun teklifini TBMM’ye sunmaya hazırlanan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, yapı denetimini 19 ilden 59’a çıkaracak Bakanlar Kurulu Karar Taslağı’nı da son aşamaya getirdi.Yaklaşık 5 yıldır Başbakanlıkta bekleyen Yapı Denetimi Yasa Tasarısı’nın kısa bir süre önce gözden geçirilmek üzere geri gönderilmesi üzerine harekete geçen Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, iki adımdan oluşan bir formül geliştirdi. Yapı denetimi uygulamasında yaşanılan sorunları gidermek için 7 maddelik 4708 Sayılı Yapı Denetiminde Değişiklik Öngören Kanun Teklifi’ni hazırlayan Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, kanun teklifine koyduğu bir maddeyle yapı denetimi yapılacak illerin sayısını belirleme yetkisini Bakanlar Kurulu’na veriyor. Kanun teklifinin en kısa sürede yasalaşmasını beklediklerini açıklayan Yapı İşleri Genel Müdürü Sefer Akkaya, Yapı Denetiminin 59 ilde yapılmasına dair Bakanlar Kurulu Karar Taslağını da Bakanlar Kurulu’na iletmek üzere Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir’e sunduklarını belirtti.

7 maddelik kanun teklifi meclise gönderilecek
Yaklaşık 5 yıl süresince Başbakanlık’ta bekleyen Yapı Denetimi Yasa Tasarısı’nın bir süre önce Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na geri gönderilmesi üzerine harekete geçen Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, bir yandan yapı denetiminin 81 ile yaygınlaştırılması ve yapı denetiminde sigortacılıkla ilgili düzenlemeler getiren genel bir mevzuat değişikliği üzerinde çalışırken, diğer yandan mevcut sorunları hızlıca çözecek ve yapı denetimini 19 ilden 59’a çıkaracak formül üzerinde çalışıyor. Sektörde yaşanan sorunları gidermek için 2008 yılında çıkardıkları yönetmeliklerin iptali için Danıştay’a açılan bazı davaların olumsuz sonuçlanması ihtimalini değerlendiren Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, sürecin kesintiye uğramasından endişe ederek 7 maddelik kanun teklifine öncelik verdi. Yaklaşık 5 yıldır Başbakanlık’ta bekleyen Yapı Denetimi Yasa Tasarısı Taslağı’nın bir süre önce Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na gözden geçirilmek üzere geri gönderildiğini söyleyen Yapı İşleri Genel Müdürü Sefer Akkaya, ANKA’ya yaptığı açıklamada, yeni bir yasa değişikliğinin zaman alacağı düşüncesiyle uygulamada karşılaşılan sorunları giderecek bir formül geliştirdiklerini belirtti. Akkaya, teklifin en kısa sürede Meclise sunulacağını açıkladı.

Teklif, yapı denetiminin yaygınlaştırılmasının yolunu açıyor
Yapı İşleri’nce hazırlanan Yapı Denetimi Kanun Teklifi’nde yer alan önemli değişikliklerden biri yapı denetimi yapılacak illerin sayısını belirleme yetkisinin Bakanlar Kurulu’na verilmesi. Tasarının yasalaşmasıyla birlikte, deprem kuşağında bulunan Türkiye’de, yapı denetiminin yaygınlaştırılması için ilk adım atılmış olacak. Tasarı taslağının hızla yasalaşacağını dikkate alan Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, yapı denetiminin ilk etapta 59 ile yaygınlaştırılmasını sağlayacak Bakanlar Kurulu Karar Taslağını da hazırlamış ve Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir’e sunmuş bulunuyor.

Ankara ve Gaziantep de yapı deneti listesinde
Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir’in bakanlar kuruluna sunması beklenen yapı denetimi yapılacak illerin sayısını 59’a çıkaran Kanun Taslağı, birinci ve ikinci derecede deprem kuşağında olmasına karşın, yapı denetiminin yapıldığı 19 pilot il içinde yer almayan illeri de kapsama dahil ediyor. Yapı denetimi yapılmaya başlanacak 40 il arasında Erzincan, Elazığ, Çankırı, Tunceli, Van, Bingöl, Bilecik gibi iller bulunuyor. Ayrıca Karar Taslağı birinci ve ikinci derecede deprem kuşağında yer almayan Ankara ve Gaziantep’i de yapı denetimi kapsamına alınmasını öngörüyor. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na geri gönderilen Yapı Denetimi Yasa Tasarısı Taslağı ise yapı denetiminin 81 il’e yaygınlaştırılmasını öngörüyordu.

Teklif para cezası getiriyor
Yapı denetiminde değişiklik öngören kanun teklifinin getirdiği yeniliklerden bir diğeri ise “para cezası”. Mevcut yasada yer alan “durdurma ve kapatma” cezalarını esneten düzenlemeler içeren kanun teklifi, para cezalarını gündeme getiriyor. Mevcut düzenlemeye göre 3 iş gün içinde İdareye bildirilmesi gereken bilgiyi bildirmeyen yapı denetimi şirketlerine, faaliyeti durdurma cezası veriliyorken, yeni uygulamada para cezası öngörülüyor. Kapatma cezasına esneklik getiren düzenlemeyi savunan Akkaya, “Mevcut düzenlemede yer alan kapatma ve durdurma cezaları yalnızca yapı denetimi şirketlerini cezalandırmıyordu. Yapı denetimi şirketiyle çalışan tüm firmaları da cezalandırma anlamına geliyordu. Yeni düzenlemeyle para cezası gündeme getirildi. Bakanlığın yıl sonunda yaptığı denetimlerde 3 kez üst üste olumsuz sicil alan şirketlerin izin belgesi iptal edilecek. Yapıların güvenliği tehdit edecek şekilde yapılması ve firmaya 3 kez para cezası verilmesi halinde işten men cezası verilecek” dedi. Kanun Teklifi, müteahhitlere şantiyede “şantiye şefi bulundurma” zorunluluğu getiriyor. Akkaya, böyle bir düzenlemeye gitme gerekçesi olarak, yapı denetçilerinin şantiyeye gittiğinde, yapacakları tebligatı sunacakları bir muhatap bulamaması olduğunu söyledi.

Denetçi sayısı yeterli, sorun denetçilerin yeterliliğinde
Bugün ülke nüfusunun yüzde 54’ünün yaşadığı 19 il’de yapı denetiminin yapıldığını söyleyen Sefer Akkaya, 826 yapı denetimi firmasının 33 bin denetim elemanıyla Türkiye genelinde 229 milyon metrekarenin üzerinde bir alanda çalıştığını vurguladı. 13 Mayıs 2009 tarihi itibariyle yapı denetimi firmalarının 128 milyon metrekarelik yapı alanında çalışmalar yaptığını belirten Akkaya, bunun parasal değerinin ise 105-106 milyar TL olduğunu kaydetti. Yapılarda denetimin yetersiz olduğu yönündeki iddiaları hatırlattığımız Akkaya, “Denetçi sayısı yeterli ama denetçilerin bir bölümü yetersiz. Siz hangi mevzuatı getirirseniz getirin, hangi statik hesaplamayı getirirseniz getirin, Önemli olan denetçinin eğitimi ve bilgisidir. Biz bu eksikliği gidermek için her yıl inşaat mühendisleri odasıyla birlikte bazı pilot illerde bölgesel toplantılar yapıp, yapı denetiminde çalışan denetçi elemanları seminerlere tabii tutuyoruz. Bu çalışmalar, her geçen gün artarak devam edecek” dedi.

Yapı denetimi taslağı çalışmaları da sürüyor
Başbakanlıktan geri dönen Yapı Denetimi Yasa Taslağıyla ilgili çalışmalar da sürüyor. Yapı denetiminin 81 il’e yaygınlaştırılmasını öngören taslak, yapı denetiminde “sigorta” uygulamasını da gündeme getiriyor. Taslak, mühendis ve mimarlara mesleki ehliyet; müteahhitlere risk; yapı sahiplerine de güvenlikle ilgili sigorta yapılmasını öngörüyor.

Kanlı Baskına İsrail ordusundan UYDURMA RAPOR

İsrail, Gazze’ye yardım konvoyuna düzenlenen saldırı ile ilgili raporunu açıkladı. Uluslararası sularda yardım konvoyuna saldıran İsrail ordusu, yeni raporla yine kanlı saldırısını aklamaya çalıştı.
İsrail ordusu soruşturma komisyonu, Gazze’ye giden yardım filosuna düzenlenen ve 9 Türk’ün ölümüne yol açan saldırıyla ilgili raporunu açıkladı. 100 sahifelik raporda İsrail kendisini aklamaya çalışılırken, Mavi Marmara gemisini de sanki kuşatma altındaki zavallı Filistin halkına yardım götüren bir gemi değil de, donanımlı bir savaş gemisi gibi gösterilmeksi uzmanları şaşırttı.

İsrail ordusunun hazırladığı raporda, İsrail’in istihbarat eksikliği ve bir dizi operasyonel hatasının olduğu ve bunun kötü sonuçlara neden olduğu belirtildi. Deniz Kuvvetleri komutanları, baskın sırasında karşılanabilecek direniş ihtimalini yeterince dikkate almamakla suçlandı.

İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi’ye teslim edilen 100 sayfalık raporda, saldırıda “operasyonel hatalar” olduğu belirtiliyor.

HATA YOK, BAŞARISIZLIK VAR

İsrail askerleri hakkında bireysel değerlendirmelerde bulunmayan rapor, operasyonun planlanmasında ve uygulamasında ihmal olmadığını savundu ve “planda hata yok, sadece başarısızlık var” değerlendirmesini yaptı.

ŞİDDETE HAZIRLANANLARI GÖRÜNCE PLANI GÖZDEN GEÇİRMELİYDİ

Deniz Kuvvetleri’ni, B planı olmadığı için eleştiren rapor, “İsrail ordusu hava ve denizden şiddetlw direnmeye hazırlanan aktivistleri gördüğü zaman, komandoları güverteye indirme kararını bir daha gözden geçirmeliydi.”

İLK ATEŞİ GEMİDEKİLER AÇTI

Komisyonun Başkanı Giora Eiland tarafından Gabi Aşkenazi’ye takdim edilen rapor, gemiye inen komandolara ilk kez aktivistlerin ateş ettiğini de iddia etti. Raporda, “Muhtemelen önceden hazırlanan silahlarla aktivistler ateş etti. İsrailli bir askerin dizinden çıkarılan kurşunun çapı, donanmanın kullandığı kurşunların çapından farklıydı” ifadesi yer aldı.

UZMANLAR: RAPORLA GÜNDEM SAPTIRILIYOR

Mavi Marmara gemisine saldırının uluslararası kamuoyunda İsrail’i çok zor duruma düşürdüğünü belirten uzmanlar, İsrail’in kendini aklamak için uydurma raporlara başvurduğunu belirtti.

Uluslararası sularda gemiye saldırmanın başlıbaşına bir suç olduğunu belirten uzmanlar, gemideki batılı insanların dahi İsrail’in bir uyarıda bulunmadan saldırdığını ve bunun uluslararası ceza gerektiren bir suç olduğunu söyledi.

Video görüntülerinin Mavi Marmara gemisindeki yardım gönüllülerin silah taşımadığını çok açık bir şekilde gösterdiğini belirten uzmanlar, İsrail’in ilk kurşunu onlar sıktı yalanına başvurmasını kınadıklarını açıkladı.

EN ZOR ANLARDA BİLE BU SÖZLERİ UNUTMA…

TEFVİZNAME

Hak şerleri hayreyler,

Zannetme ki gayreyler,

Arif onu seyreyler;

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler…

                                           İbrahim Hakkı Erzurumî